Rekabet Kurulu Hangi Tür Kararlar Alır? Bu kararlara Karşı Ne Yapılması Gerekir?

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’daki usul gereği, önaraştırma, soruşturma ve sözlü savunma yapıldıktan sonra nihai karar oluşmaktadır. Bu nihai kararda, tüm deliller ile iddia ve savunma tartışıldıktan sonra ulaşılan sonuç gerekçeleriyle birlikte kararda yer alacaktır. Nihai karar gerekçeleri ile birlikte yargı yerinde değerlendirilecektir. Dolayısıyla kararın sonucunun açıklanırken veya ilgiliye tebliğ edilirken mutlaka ayrıca gerekçeli kararın tebliğ edileceği ve dava açma süresinin bu tebliğ üzerine başlayacağının bildirilmesi, ilgilinin hak kaybına uğramasının önlenmesi bakımından önemlidir. Bu bildirime rağmen, ortada gerekçe olmadan dava açılması halinde uyuşmazlığın esasının erken açılan dava niteliğinde olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.
4054 sayılı Kanun’la Rekabet Kurulu, tıpkı yargılama usul hukukunda olduğu gibi, iki çeşit karar vermektedir. Bunlar, ara kararı niteliğinde olanlarla, nihai karar niteliğinde olanlardır (m. 51). Kanun’da ayrıca bu kararlardan hangilerine karşı yargı yoluna gidilebileceği de belirlenmiştir. Genel kural burada da geçerli olup, ara kararları aleyhine yargı yoluna gidilemez. Bu kararlar ancak nihai kararla birlikte yargı önüne götürülebilir. Bunlardan ancak geçici tedbir kararı bir istisnadır. Bunun nedeni, bu kararın “ayrılabilir işlem” kuramına göre kişiler üzerinde hukuki etkisini doğurmasıdır. Bu itibarla, geçici tedbir kararının iptali istemiyle dava açılması mümkündür.
Bu açıklamalardan sonra, Rekabet Kurulu’nca nihai karara ulaşmada, hazırlayıcı nitelikte olan kararlar şunlardır:
*Bilgi isteme ya da yerinde inceleme kararı (m. 14-15),
*Önaraştırma veya soruşturma açılması kararı,
*Geçici tedbir kararı (m. 9/4, ara kararı olmasına karşın, idari davaya konu olabilir.),
*Görüş bildirme (m. 9/3).
İdari davaya konu olabilecek, yürütülmesi gerekli ve kesin nitelikteki Rekabet Kurulu kararları ise şunlardır:
*Önaraştırma veya soruşturma talebinin reddi kararı,
*Soruşturma sonunda ihlalin bulunmadığına ilişkin ret kararı,
*Soruşturma sonunda ihlalin bulunduğu saptanarak ihlale son verme kararı,
*Muafiyet kararı (talebin reddi halinde başvuran, kabulü halinde menfaati etkilenen üçüncü kişiler dava açabilir.),
*Menfi tespit kararı (muafiyet kararında olduğu gibi talebin reddi halinde başvuran, kabulü halinde menfaati etkilenen üçüncü kişiler dava açabilir.),
*Zımni ret veya zımni kabul kararı (menfaati etkilenenler),
*İdari Para cezaları,
*Birleşme ve devralma işlemlerine izin verilmesi ya da verilmemesine ilişkin kararlar (menfaati etkilenenler tarafından dava açılabilir),
*Kurul’un yasama benzeri faaliyetleri ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasını gösteren tebliğleri ve yönetmelikleri (m. 27/f, 62).
Rekabet Kurulu Kararlarına Karşı Yargı Yolu
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 55. maddesindeki, “İdari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır.” hüküm ile Rekabet Kurulu kararlarına karşı dava açılacak yargı yeri belirlenmiştir. Rekabet Kurumu’nun merkezinin Ankara’da bulunması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yetkili mahkeme hükümleri uyarınca yetkili ve görevli idare mahkemesi, Ankara İdare Mahkemeleridir. Kanun’un 55. maddesinde dava açma süresi düzenlenmediğinden, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda idare mahkemeleri için belirlenen 60 günlük dava açma süresi içerisinde Rekabet Kurulu kararının iptali istemiyle iptal davası açılması gerekir.
Ayrıca, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 55. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulması kararların uygulanmasını ve idarî para cezalarının takip ve tahsilini durdurmaz.” hükmü nedeniyle dava açılmış olması idari işlemin uygulanmasını engellemez. Rekabet Kurulu kararının telafisi imkansız zararlara neden olduğu düşünülüyor ise, yargı yerinden yürütmenin durdurulmasının istenilmesi gerekir.
Yukarıda hazırlayıcı işlem ve bu nedenle ara kararı olduğu belirtilen Rekabet Kurulu kararlarına karşı doğrudan dava açılamaz. Bu işlemlere karşı nihai kararla birlikte dava açılmalı ve hukuka aykırılık nedenleri bu davada ileri sürülmelidir. 4054 sayılı Kanun’un 9/4. Maddesi uyarınca alınan geçici tedbir kararının bu durumun istisnası olduğu ve bu karara karşı doğrudan dava açılabildiği belirtilmişti.
Bu açıklamalardan sonra, teşebbüsünüzün rekabet soruşturmalarında uzman bir ekip tarafından temsil edilmesini ve soruşturma sürecinin uzman kimselerce sürdürülmesini istemez misiniz? Başta da belirtildiği üzere, bu süreç oldukça karmaşıktır ve uzmanlık ister. Üstelik sürecin sonunda çok ağır bir yaptırım olarak idari para cezası da öngörülmüştür.
Bu bilgi notu; teşebbüslerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümleriyle doğan hak ve yükümlülükleri konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sağlanan bu bilgilerle teşebbüsler kendileri hakkında faydalı olacağını düşündükleri eylemleri hayata geçirebilirler. Ancak, Rekabet Hukuku süreci karmaşık ve uzmanlık isteyen bir süreçtir. Bu alanı bilmeden atılacak adımlar hak kaybını da beraberinde getirir. Detaylı bilgi ve hak kaybının önlenmesi için uzman görüşü alınması tavsiye edilir.