1
hukukmusavirligiFav İcon

Rekabet Hukuku Müşavirliği

Online - Hemen yanıt verir

👋 Merhaba!

Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hizmetlerimiz:
✓ Ceza Hukuku
✓ İcra ve İflas Hukuku
✓ İş Hukuku
✓ Enerji Hukuku
✓ Gayrimenkul Hukuku
Ve Diğer Hukuk Hizmetlerimiz

Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Şimdi
Hemen Arayın
Hukuki Danışmanlıklarımız

Muafiyet Kararı Nedir? Hangi Hallerde Verilir?, Şirketlere Ne Sağlar?

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4. maddesi rekabeti sınırlayıcı anlaşmaları, uyumlu davranışları yasaklamaktadır. Yasak kapsamına giren uygulamalar ve anlaşmalar Kanun’un 4. maddesinde düzenlenmiştir. Kanun, ayrıca rekabeti sınırlayıcı bir anlaşmanın hangi koşullarla yasaklamadan muaf tutulabileceğini de öngörmüştür.

Nitekim Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 5. maddesi, 4. madde şartları altında hukuka aykırı kabul edilen işbirliği davranışlarının, söz konusu madde uygulanmasından, hangi hallerde istisna tutulabileceğini göstermektedir. Kanun’un muafiyet hükümlerinden yararlanabilmek bakımından, rekabeti sınırlayıcı işbirliği uygulamaları arasında (teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem, teşebbüs birliği kararları) herhangi bir ayırım yapılmamıştır. Buna göre Rekabet Kurulu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da belirtilen şartların tamamının varlığı halinde, ilgililerin talebi üzerine, teşebbüsler arası anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birlikleri kararlarının 4. madde hükümlerinin uygulanmasından muaf tutulmasına karar verebilir.

Muafiyetin sağlanması, belirli koşullara bağlanmıştır. Bir anlaşmanın muafiyetten yararlanabilmesi için ilk koşul bu anlaşmanın (a) malların üretim ve dağıtımında yenilik, hizmetlerin sunulmasında iyileşme, ekonomik ve teknolojik gelişmelerin sağlanması gibi yararlı sonuçlar doğurması gerekir.

İkinci koşul; (b) tüketicinin bundan yarar sağlamasıdır. Anlaşmanın sağladığı yararlardan tüketicinin de bir pay alması gerekir. Ekonomik ve teknolojik alanlarda üretimde ve pazarlamada ortaya çıkan iyileşmeler tüketiciye de yansıtılmalıdır.

Üçüncü koşul; (c) rekabetin sınırlanmasının zorunlu olmasıdır. Anlaşmanın ortaya çıkardığı yararlı etkilerin elde edilmesi için rekabetin kısıtlanması zorunlu olmalıdır. Son olarak (d) ilgili pazarın bir bölümünde rekabetin tamamen ortadan kalkmaması gerekir. (m. 5)

Dolayısıyla muafiyet kararının anlamı, eldeki bilgilere göre Rekabet Kurulu’nun ilgili anlaşma veya kararı kanuna aykırı görmediğidir. Teşabbüslerin böyle bir kararı istemelerinde büyük menfaatleri bulunmaktadır. Bu menfaatleri şudur; her şeyden önce taraflar/teşebbüsler yasal belirsizlikten kurtulmuş olacaklardır. Aynı koşullarla bu anlaşmayı uyguladıkları zaman Rekabet Kurulu bu anlaşma aleyhinde bir soruşturma başlatamaz, daha da önemlisi bu anlaşma için para cezası verilemez. Özel hukuk ilişkileri bakımından ileride bu anlaşma geçersiz sayılmayacaktır.

Böylece taraflar bu hukuki güvenliğe bağlı olarak bu anlaşmanın gereklerini yerine getirebileceklerdir. Bu itibarla, muafiyet kararı, teşebbüslerin gerçekleştirdiği anlaşmanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun karşısındaki belirsizliğini ortadan kaldırması nedeniyle önem taşımaktadır. Böylece çok büyük tutarlardaki idari para cezası ödeme riskinden de kurtulmuş olurlar.

Rekabet Kurulu, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 13. maddesindeki şartlar çerçevesinde muafiyet kararını  her zaman geri alabilir.

Bu açıklamalardan sonra, teşebbüsünüzün daha sonra Rekabet Kurulu ile bir sorun yaşamaması için muafiyet kararı almasını istemez misiniz.?

Bu açıklamalardan sonra, teşebbüsünüzün rekabet soruşturmalarında uzman bir ekip tarafından temsil edilmesini ve soruşturma sürecinin uzman kimselerce sürdürülmesini istemez misiniz? Bu süreç oldukça karmaşıktır ve uzmanlık ister. Üstelik sürecin sonunda çok ağır bir yaptırım olarak idari para cezası da öngörülmüştür.

Bu bilgi notu; teşebbüslerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun hükümleriyle doğan   hak ve yükümlülükleri konusunda genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Sağlanan bu bilgilerle teşebbüsler kendileri hakkında faydalı olacağını düşündükleri eylemleri hayata geçirebilirler. Ancak, Rekabet Hukuku süreci karmaşık ve uzmanlık isteyen bir süreçtir. Bu alanı bilmeden atılacak adımlar hak kaybını da beraberinde getirir. Detaylı bilgi ve hak kaybının önlenmesi için uzman görüşü alınması tavsiye edilir.

En Çok Okunan Yazılarımız

Görünüşe göre herhangi bir içerik bulunamadı en kısa zamanda güncel içerikler ekleyeceğiz.