1
hukukmusavirligiFav İcon

Rekabet Hukuku Müşavirliği

Online - Hemen yanıt verir

👋 Merhaba!

Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hizmetlerimiz:
✓ Ceza Hukuku
✓ İcra ve İflas Hukuku
✓ İş Hukuku
✓ Enerji Hukuku
✓ Gayrimenkul Hukuku
Ve Diğer Hukuk Hizmetlerimiz

Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Şimdi
Hemen Arayın
Kartel Anlaşmaları ve Piyasa Hakimiyeti İhlalleri Üzerine
20 Kasım 2025

Kartel Anlaşmaları ve Piyasa Hakimiyeti İhlalleri Üzerine

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesi hakim durumun kötüye kullanılmasını yasaklamaktadır. Buna göre, bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanılması hukuka aykırı ve yasaktır. Piyasada hakim durumda olduğunu düşünen bir teşebbüsün ağır idari yaptırımlarla karşılaşmaması açısından özellikle Kanun’un 6. maddesinde belirlenen eylemlerden kaçınması gerektiği açıktır.

Kanun’un 6. maddesindeki “Hakim Durumun Kötüye Kullanılması” başlıklı 6. maddesi şu şekildedir:

“Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır.

Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır:

a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler,

b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması,

c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi,

d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler,

e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması.”

Kötüye kullanma kavramının ilk anda uyandırdığı imaj; bir hakim teşebbüsün rekabet koşulları içinde elde edemeyeceği bazı yararlar elde edebilmesidir. Gerçekten hakim durumda olan teşebbüsün davranışları haksız bir sömürüyü doğuruyorsa bu kötüye kullanma niteliğindedir. Kanun koyucu hakim durumun tanımını 3. maddede yapmıştır. Buna göre hakim durum, “belirli bir piyasadaki bir veya birden fazla teşebbüsün rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünü” ifade eder. Bu tanımdaki ana unsurun belirli bir pazarda elde edilen “ekonomik güç” olduğu anlaşılmaktadır. Bu öyle bir güçtür ki pazardaki diğer koşulları göz önüne almadan bağımsız kararlar alabilmeyi sağlamaktadır.

Kanun koyucu hakim durumun tanımını yaparken ekonomik parametreleri belirleme gücünün hakim durumun göstergesi olarak kabul etmiştir. Gerçekten fiyat, arz gibi ekonomik parametreler rekabetçi bir pazarda talep ve arz serbestçe oluşur. Eğer söz konusu parametreleri teşebbüsün belirleyebilme gücü varsa teşebbüs hakim durumdadır. Örneğin hakim durumda bulunan teşebbüs tarafından pazarda arzın belirlenmesi, pazarın rekabetçi bir yapıda bulunmadığını gösterir. Bu durum bir teşebbüsün tekel olmasa dahi tekel gibi davranabilme yeteneğine sahip olduğunu gösterir. Dolayısıyla Pazar stratejisini, rakiplerinden, sağlayıcılarından ve müşterilerinden gelecek tepkileri göz önüne almaksızın (bağımsız hareket ederek) belirler.

Bir teşebbüs ülkede veya ülkenin bir bölümünde var olan bir mal ya da hizmet piyasasında hakim durumda bulunabilir. Diğer bir deyişle, teşebbüs ancak ilgili pazarda hakim durumdadır. Kanun koyucu ilgili pazarın tanımını yapmamıştır. İlgili pazarı belirleyen iki temel unsur bulunmaktadır. Birincisi ilgili coğrafi pazar, ikinci ise ilgili ürün pazarıdır. Bununla birlikte, ilgili pazarda hakim durumda bulunan teşebbüsler hakim durumlarının yarattığı avantajdan yararlanma eğilimleri göstermektedirler. Gerçekten hakim durumda bulunan teşebbüsün rakiplerinin yarattığı baskıdan uzak olduğu için kendi fiillerini kontrol etmeleri oldukça güçtür. Bu sebeple hakim durumda bulunan teşebbüsün fiillerinin kontrol altında tutulması gerekmektedir.

Kanun koyucu 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. maddesinde kötüye kullanma fiillerinin karşılaşılma sıklığını göz önüne alarak bazı kötüye kullanma fiillerini saymıştır. Ancak bu sınırlı sayıda değildir. Gerçekten kanun koyucu “özellikle” terimini kullanarak, 6. maddede belirtilen örneklerin tahdidi olmadığını belirtmiştir.

Kanun bir teşebbüsün hakim durumda bulunmasını yasaklamamış, buna karşılık hakim durumun kötüye kullanılmasını yasaklamıştır. Bu durum 6. maddenin hükümet gerekçesinde “Bir teşebbüsün kendi iç dinamikleri sayesinde büyüyerek çeşitli sektörlerde hakim durum elde etmesi rekabet hukuku yönünden sakıncalı bir durum değildir.” ifadesine yer verilerek açıklanmıştır.

Diğer yandan, bir teşebbüsün ilgili pazarda hakim durumda bulunması söz konusu teşebbüsün, bu hakimiyeti nedeniyle zararlı sonuçları olacağı anlamına gelmez. Teşebbüs, hakim durum nedeniyle yararlı sonuçlar da meydana getirebilir. Nitekim hakim durumda bulunan teşebbüs, araştırmalara daha büyük paylar ayırarak yeni teknik gelişmelerin öncüsü olabilir. Bunun yanında hakim durumda bulunan teşebbüs, etkin maliyet kontrolü, riskin azlığı gibi nedenlerle daha düşük fiyat uygulayabilir.

Ancak belirtmek gerekir ki, hakim durum tekel kavramından farklıdır. Gerçekten tekelin anlamından da anlaşılacağı üzere pazarda tek bir teşebbüs bulunmaktadır. Buna karşılık hakim durum kavramı tekeli de içine alacak biçimde genişletir. Diğer bir deyişle, pazarda bir tek teşebbüsün bulunduğu durumda teşebbüs hakim durumdadır. Aynı zamanda söz konusu teşebbüs tekeldir. Buna karşılık piyasada birden fazla teşebbüsün bulunması durumunda, teşebbüslerden biri ya da birkaçı hakim durumda bulunabilir. Ancak bu durumda tekelden bahsetmek mümkün değildir.

Hakim durumun tespiti, bir çok unsurun tartışılarak sonuca varılabilen bir durum olup, belli bir uzmanlık ve bilgi birikimini gerekli kılmaktadır. Bu bakımdan gerekçeli Kurul kararının yargı yerinin konuyu değerlendirmesine yardımcı olacağı kuşkusuzdur. *YUKARIDA YER ALAN YAZI VE GÖRÜŞLER REKABET KURUMU TARAFINDAN YAYIMLANAN “REKABET KURULU KARARLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ VE YARGISAL DENETİMİ” ADLI ESERDEN ALINMIŞTIR.

Post by Yönetim
Veri bulunamadı

Bir Yanıt Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir