1
hukukmusavirligiFav İcon

Rekabet Hukuku Müşavirliği

Online - Hemen yanıt verir

👋 Merhaba!

Hukuki danışmanlık hizmetlerimiz hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için WhatsApp üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Hizmetlerimiz:
✓ Ceza Hukuku
✓ İcra ve İflas Hukuku
✓ İş Hukuku
✓ Enerji Hukuku
✓ Gayrimenkul Hukuku
Ve Diğer Hukuk Hizmetlerimiz

Size nasıl yardımcı olabiliriz?
Şimdi
Hemen Arayın
Rekabet Kurulu Hangi Tür Kararlar Alır? Bu kararlara Karşı Ne Yapılması Gerekir?
21 Kasım 2025

Rekabet Kurulu Hangi Tür Kararlar Alır? Bu kararlara Karşı Ne Yapılması Gerekir?

Genel olarak idarelere nihai karara ulaşmak için ön çalışmalar yapmak gereğini duyabilirler. Bu hazırlık çalışmaları sırasında görüş sorulmuş, denetim veya ekspertiz raporları alınmış, soruşturma veya incelemeler yaptırılmış olabilir. Bu işlemlerin her birinin kesin kararın oluşmasında etkisi bulunduğunda kuşku bulunmamaktadır. Dolayısıyla, idari kararlar, iki aşamadan oluşmakta olup, bunlardan birincisi inceleme ve hazırlık aşaması, diğeri de karar aşamasıdır. Bu itibarla, idarenin her türlü tek yanlı işlemi icrai nitelikte, yani bir hukuki durum yaratıcı ya da değiştirici nitelikte değildir.

İdarenin işlemlerinden karar aşamasına gelen ve kişiler üzerinde etki yapanlar ancak iptal davasına konu olurlar. Hazırlık aşamasında olanlara karşı dava açılamaz. Danıştay’ın içtihatına göre, hazırlık aşamasındaki birçok karar, danışma kararı niteliğindedir. Ancak bunlara dayanılarak alınan idari kararlara karşı dava açılabilir. Bu davanın içerisine, hazırlık aşamasında yapılan sakatlıklar da sokulabilir.

Bununla birlikte idari işlem ve kararların alınmasından önce belli hazırlıkların yapılmış olması (=hazırlayıcı işlemler) veya belli mercilerin görüşlerinin alınmış bulunması öngörülmüş olabilir. Bu gibi hallerde, hazırlayıcı işlemlerin yapılmamış olması veya söz konusu mercilerin görüşlerinin alınmamış olması, alınan idari kararın hukuka aykırılığı sonucunu doğurur.

Rekabet Kurulu kararlarının bir idari işlem olduğunda kuşkuya yer bulunmamaktadır. Ancak hangi tür bir idari işlemdir.? İdari kararlar, açıklanan iradenin sayısına ve iradenin açıklanmasında izlenen usule göre; basit işlemler, kolektif işlemler ve karma işlemler olarak üçe ayrılmış olup, kollektif işlemler, birden fazla iradenin aynı anda ve aynı yönde açıklanması ile meydana gelen işlemlerdir. Kollektif işlemi meydana getiren iradeler, hukuki açıdan bir sıraya girmemekte, bir iradenin açıklanması için daha önce bir başka iradenin açıklanması zorunlu olmamaktadır.

Kollektif işlemlere örnek olarak kurul tipi kararları gösterilebilir. Doğal olarak kurul üyelerinin biri ötekinden önce veya sonra iradesini açıklayabilir. Ancak hukuki açıdan hangi kurul üyesinin iradesini daha önce ve hangi kurul üyesinin daha sonra açıklandığının bir önemi yoktur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, birden fazla iradenin karşılıklı değil de çoğunluğun aynı yönde açıklanmış olması ve aynı konu ve amaçta birleşmiş olmasıdır. Bu bakımdan, kollektif işlem ile tek bir hukuki sonuç doğmakta ve kollektif işlem tek yanlı işlem sayılmaktadır.

Bu tanımlamalar ışığında Rekabet Kurulu kararının, bir idari işlem türü olarak kollektif işlemin tanımında yer alan tüm özelliklere sahip olduğu söylenebilir.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’daki usul gereği, önaraştırma, soruşturma ve sözlü savunma yapıldıktan sonra nihai karar oluşmaktadır. Bu nihai kararda, tüm deliller ile iddia ve savunma tartışıldıktan sonra ulaşılan sonuç gerekçeleriyle birlikte kararda yer alacaktır. Nihai karar gerekçeleri ile birlikte yargı yerinde değerlendirilecektir. Dolayısıyla kararın sonucunun açıklanırken veya ilgiliye tebliğ edilirken mutlaka ayrıca gerekçeli kararın tebliğ edileceği ve dava açma süresinin bu tebliğ üzerine başlayacağının bildirilmesi, ilgilinin hak kaybına uğramasının önlenmesi bakımından önemlidir. Bu bildirime rağmen, ortada gerekçe olmadan dava açılması halinde uyuşmazlığın esasının erken açılan dava niteliğinde olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir.

4054 sayılı Kanun’la Rekabet Kurulu, tıpkı yargılama usul hukukunda olduğu gibi, iki çeşit karar vermektedir. Bunlar, ara kararı niteliğinde olanlarla, nihai karar niteliğinde olanlardır (m. 51). Kanun’da ayrıca bu kararlardan hangilerine karşı yargı yoluna gidilebileceği de belirlenmiştir. Genel kural burada da geçerli olup, ara kararları aleyhine yargı yoluna gidilemez. Bu kararlar ancak nihai kararla birlikte yargı önüne götürülebilir. Bunlardan ancak geçici tedbir kararı bir istisnadır. Bunun nedeni, bu kararın “ayrılabilir işlem” kuramına göre kişiler üzerinde hukuki etkisini doğurmasıdır. Bu itibarla, geçici tedbir kararının iptali istemiyle dava açılması mümkündür.

Bu açıklamalardan sonra, Rekabet Kurulu’nca nihai karara ulaşmada, hazırlayıcı nitelikte olan kararlar şunlardır:

*Bilgi isteme ya da yerinde inceleme kararı (m. 14-15),

*Önaraştırma veya soruşturma açılması kararı,

*Geçici tedbir kararı (m. 9/4, ara kararı olmasına karşın, idari davaya konu olabilir.),

*Görüş bildirme (m. 9/3).

İdari davaya konu olabilecek, yürütülmesi gerekli ve kesin nitelikteki Rekabet Kurulu kararları ise şunlardır:

*Önaraştırma veya soruşturma talebinin reddi kararı,

*Soruşturma sonunda ihlalin bulunmadığına ilişkin ret kararı,

*Soruşturma sonunda ihlalin bulunduğu saptanarak ihlale son verme kararı,

*Muafiyet kararı (talebin reddi halinde başvuran, kabulü halinde menfaati etkilenen üçüncü kişiler dava açabilir.),

*Menfi tespit kararı (muafiyet kararında olduğu gibi talebin reddi halinde başvuran, kabulü halinde menfaati etkilenen üçüncü kişiler dava açabilir.),

*Zımni ret veya zımni kabul kararı (menfaati etkilenenler),

*İdari Para cezaları,

*Birleşme ve devralma işlemlerine izin verilmesi ya da verilmemesine ilişkin kararlar (menfaati etkilenenler tarafından dava açılabilir),

*Kurul’un yasama benzeri faaliyetleri ile ilgili olarak 4054 sayılı Kanun’un uygulanmasını gösteren tebliğleri ve yönetmelikleri (m. 27/f, 62).

Rekabet Kurulu Kararlarına Karşı Yargı Yolu

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 55. maddesindeki,  “İdari yaptırım kararlarına karşı yetkili idare mahkemesinde dava açılabilir. Kurul kararlarına karşı açılan her türlü dava öncelikli işlerden sayılır.” hüküm ile Rekabet Kurulu kararlarına karşı dava açılacak yargı yeri belirlenmiştir. Rekabet Kurumu’nun merkezinin Ankara’da bulunması nedeniyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun yetkili mahkeme hükümleri uyarınca yetkili ve görevli idare mahkemesi, Ankara İdare Mahkemeleridir. Kanun’un 55. maddesinde dava açma süresi düzenlenmediğinden, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda idare mahkemeleri için belirlenen 60 günlük dava açma süresi içerisinde Rekabet Kurulu kararının iptali istemiyle iptal davası açılması gerekir.

Ayrıca, Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 55. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kurul kararlarına karşı yargı yoluna başvurulması kararların uygulanmasını ve idarî para cezalarının takip ve tahsilini durdurmaz.” hükmü nedeniyle dava açılmış olması idari işlemin uygulanmasını engellemez. Rekabet Kurulu kararının telafisi imkansız zararlara neden olduğu düşünülüyor ise, yargı yerinden yürütmenin durdurulmasının istenilmesi gerekir.

Yukarıda hazırlayıcı işlem ve bu nedenle ara kararı olduğu belirtilen Rekabet Kurulu kararlarına karşı doğrudan dava açılamaz. Bu işlemlere karşı nihai kararla birlikte dava açılmalı ve hukuka aykırılık nedenleri bu davada ileri sürülmelidir. 4054 sayılı Kanun’un 9/4. Maddesi uyarınca alınan geçici tedbir kararının bu durumun istisnası olduğu ve bu karara karşı doğrudan dava açılabildiği belirtilmişti.

*YUKARIDA YER ALAN YAZI VE GÖRÜŞLER REKABET KURUMU TARAFINDAN YAYIMLANAN “REKABET KURULU KARARLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ VE YARGISAL DENETİMİ” ADLI ESERDEN ALINMIŞTIR.

Post by Yönetim
Veri bulunamadı

Bir Yanıt Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir